ETİMESGUT BELEDİYE BAŞKANLIĞI © 2018

ÇAĞDAŞ KENT

E  T  İ  M  E  S  G  U  T

   Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurulmasıyla birlikte yeni kurulan modern devletin her yönüyle özellikleri şehirlerin yapılarına da yansıyacak şekilde tasarlanmıştır. Bunu yapabilmek için başta başkent Ankara model şehir yapılanması olarak ele alınmıştır. Ülkenin büyük kesiminin köylerden oluşması nedeniyle Köy Kanunu çıkarılarak köylerinde yeni devletin hedeflerine uygun tasarlanması gerekmiştir. Bunun için oluşturulan projelerden birisi de Numune köy projesidir. Etimesgut, Atatürk’ün bu modernleşme idealinden hız alarak önce “numune bir köy” olarak kurulmuş, ardından nahiye yapılarak 16 köy ve üç çiftlik kendisine bağlanmış ve tarımsal ve sınaî kalkınmanın temellerinin atıldığı bir yerleşim birimi olmuştur. Ankara’ya en yakın bu Numune Köy’ün kuruluşunda yapılacak işlerle Gazi Mustafa Kemal bizatihi yakından ilgilenmiş, özel ihtimam göstermiş; pek çok defa bizzat ziyaret ederek yapılan çalışmaları yerinde kontrol etmiştir.

  “Model köy Etimesgut’un, süslü evleri, bereketli Ankara Ovası’nın güneyini sınırlandıran tepelerin kuzey yamacı üzerine dizilmiştir. Bu ovadan geçerken geçmişte terk edilmiş bu geniş arazileri düzenlemek ve sulamak için yapılan sulama çalışmaları fark edilir. Bu model, Cumhuriyet’in yenilikçi ruhunun canlı bir örneğidir; burada her şey yenilenmiştir: konutlar, ahırlar, eklentiler, tarım araçları vs.” (Mamboury, 2014:279).

Cumhuriyet’in kuruluş döneminde her ne kadar Köy Kanunu ile bütüncül bir planlama anlayışı içinde çağdaş kırsal çevreler öngörülmüşse de mevcut koşullarda önceliğin iskân ve konut sorununun çözümüne verilmesi gerekmiştir. Bir yandan yurtiçinde sürekli savaş nedeniyle yapılı çevrenin son derece harap bir duruma düşmüş olması, öte yandan Osmanlı Dönemi’nde başlamış olan göçmen akınının Cumhuriyet’in kuruluş sürecinde de büyük kitleler halinde devam etmesi, yeni yönetimin öncelikle ucuz ve hızlı konut yapımına yoğunlaşmasını gerektirmiştir. Bu bağlamda ilk aşamada yerel gelenekli basit baraka inşasından, ülke geneli için tip projeye dönüştürülmüş “iktisadi hane”ye çeşitli yöntemler denenmiştir. 1920’li yılların sonunda Ankara çevresinde göçmenler için inşa edilmeye başlanan Ahi Mesut (Etimesgut), Samutlu (Temelli) gibi köyler, okul, çamaşırhane hatta elektrik üretim tesisi de içeren, gerçek anlamda yeni yönetimin “ideal köy yaşamı”nı tanımlayan örnek köylerdir. Devlet eliyle inşa edilen ve sayıca çok az olan bu tür yerleşimlerin, mevcut köylere de örnek olması ve böylece köylülerin Köy Kanunu’nda öngörülen imar düzenlemelerini istekli bir biçimde gerçekleştirmeleri beklenmiştir (Eres, 2014).

Etimesgut’taki gelişmeler/modernleşmeler örnek köy olmakla kalmamış, 1923 yılında İzmir İktisat Kongresinde alınan iktisadî ve sınaî tüm kararların bir yansımasını da göstermiştir. Demiryolu güzergâhında oluşu gelişimini teşvik edici olmuş, Güvercinlik Havaalanının burada olması, Şeker Endüstrisinin yönetiminin burada yapılması, Ankara Çimento Fabrikasının burada kurulması, Avrupa’da önde gelen Radyo İstasyonlarından birisi haline gelen radyo istasyonunun burada kurulması, Etimesgut’u sadece kırsal kalkınmanın örneği olmaktan çıkarıp sanayisi ve ekonomisi ile Türkiye’ye örnek hale getirmiştir.